DÜŞÜNCE YARATANLA BAĞIMIZDIR

DÜŞÜNCE YARATANLA BAĞIMIZDIR

Düşünce insanın Yaratanla arasındaki tek kapı, tek ışıktır. Her zihinsel faaliyet bu anlamda düşünce değildir. Sözü edilen düşünce bizi yanlışlarımızdan ayıran, O’nun hikmetlerini anlamamızı, kabul etmemizi sağlayan güçtür. Çünkü düşünmek akıl ve gönül birliği ile mümkündür; akıl dediğimiz mekanizmanın sevgi ile çalışmasıdır. Akıl tek başına kaldığında ego ile birleşmeye eğilimlidir. Kuşkusuz akıl, mantıkla beraber de bizi doğruya götürür. Ama bir noktaya kadar! Gönül çok daha yukarılara taşır.

Kalbî isteklerimiz vardır. Yardım etmek, hediye almak veya dostça bir beraberlik!
Ancak kalbin isteği üzerinde düşünmek ve sonucu gönülle tartmak gerekir. Çünkü gönül isteğimizin iyi, doğru olup olmadığını, bir hizmet teşkil edip etmediğini, sevgiye dayanıp dayanmadığını kontrol edecektir. Gönül, her şeyi bilen özümüzün ışığıdır.

Biz insanlar bilgiyi severiz. Bilgiyi kitaplarda ararız. Ama asıl olan bilgiyi içimizde bulmaktır. Ancak öze ulaşmak ancak arınmış olmakla mümkün. Rabbini yanında hisseden, O’ndan utanır ve bile bile yanlış düşünmez, yanlış konuşmaz, yanlış yapmaz ve arınır. Biz bütün inancımızla O’nunla yaşarsak üzerimizde ne büyük değişimler meydana gelir; huzur, mutluluk, olayların arkasındaki planları sezmek, zamanın getirdiklerini anlamak, teslimiyet! Dünya üzerindeki gerçek yaşam da budur zaten. Yaşamdaki her zorluğu, her acıyı, üzüntüyü yaratan bizim egomuzdur.

Önerilen gönderi

SEVGİ, SAYGI VE DOSLUK ÜZERİNE

YUNUS EMRE DER Kİ: BEN DE BİR BEN VAR; BENDEN İÇERİ

RUHSAL GERÇEKLERE ARKAMIZI DÖNMEK