SEVGİ, SAYGI VE DOSLUK ÜZERİNE

1 dk. okuma süresi

SEVGİ, SAYGI VE DOSLUK ÜZERİNE
E-posta iletilerinde mesaj hep “sevgilerimle” diye bitiyor. Eğer mesaj bir istek içeriyorsa “saygılarımla” kullanılıyor.
Bizde “saygılarımla” dersek karşımızdakini gereksiz bir şekilde yukarıya çıkarmış, kendimizde aşağıda kalmışız gibi bir his var.

Sevgi ve saygı arasında kopmaz bir bağ vardır. Saygı içermeyen sevgiler egosaldır. Toplumumuzda bununla ilgili sonuçları her gün görüyoruz.

Sevgi egosal olunca saygı da bir korku veya çıkara dayalı olduğu için yine egodan kaynaklanıyor.
Gerçek sevgiyle bağlandığımız bir kişiye veya her hangi bir şeye özen gösteririz. Gerçek sevgi koşullara bağlı değildir. İki çocuğumuzdan birini daha fazla seviyorsak sevgimizin koşulu var demektir.

Egosal tatminlere bağlı evlilikler veya beraberlikler yürümeyince eşlerin birbirlerine neler yapabildiklerini medyada sıklıkla görüyoruz.

Yürekte dostluk yoksa insan her türlü kötülüğe açık canavar gibi bir yaratık olur. Günümüzdeki canavar yaratıkları hepimiz görüyoruz.

Sevgi ve saygı olmayınca dostluk kurulabilir mi? Herkes dost arıyor? Çünkü dostluğu da egosal tatmin olarak algılıyor ve kuşkusuz öyle bir dostluk yok.

İnsan öyle büyük bir dost olmalıdır ki sevgisi ve saygısı tüm canlılara, toprağa, suya, havaya ve tüm yaratılışa yetmelidir.

Dostluğun sevgi ve saygıdan başka koşulu yoktur. Dost ararken önce kendimize bakalım: Ben bir dost muyum? Dost olmadan dost bulamayız. Dost olmanın öyle armağanları vardır ki yaşam yaşadığımıza değer.

Sevgiyle, saygıyla, dostlukla…

0 yorumlar 228 görüntüleme 1 dk. okuma süresi

Yorum Yap

About Me

Güney Haştemoğlu

Güney Haştemoğlu

Bizim kapımız umutsuzluk kapısı değildir.

”Çünkü o kapının yolu Beyaz Zambaklar Ülkesi'nin yoludur. Beyaz Zambaklar Ülkesi gerçek sevgi realitesidir."

ABONE OL

Yeni paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için abone olabilirsiniz!

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00
Skip to content